Talebe TÜRK Özgür ve Çağdaş E Öğrenme Birliği

 
 
Site Yonetim Ekibi
Üniversite eylemleri
yazan Site Yönetimi Ekibi - 16 Ocak 2011, Pazar, 23:39
 

Saygı değer üniversite öğrencisi arkadaşlar,
Sosyal sorumluluk ilkesi gereği son dönemde üniversitelerimizde baş gösteren ve yoğun tahrik içeren olaylar ile ilgili bazı açıklamalar ile yakın tarihimizdeki olaylardan hatırlatmalar yapmak istiyoruz.
Hepimizin çok iyi bildiği gibi bu tür olaylar bize düşman çevreler tarafından organize ediliyor. Bu konuda çok uyanık olmalı ve provokasyonlara alet olmamalıyız. Bu ülke bu sahneleri daha önceden yaşadı. Ve o zaman tuzağa düşmenin faturasını hala daha ödüyoruz. Nitekim bizden çok daha gerilerde olan Güney Kore bu gün bize önemli bir fark atamış durumdadır. Bunun sebebi bu millete 20 sene kadar önemsiz konuları önemli olarak gösterdiler.
Şöyle bir yakın tarihimize göz atarsak, Çanakkale savaşında ülkemizin 250.000 insanı şehit düşmüş. Bu bir neslin yok olması demek. Çanakkale ve 1. dünya savaşı Türk milleti için 40 sene sürecek bir kayıp’a sebep oldu. Özellikle okumuş olan kesimden en çok kaybı veren millet olmamız daha sonradan toparlanmamız önemli ölçüde zorlaştırmış. Dedelerimiz savaş meydanlarında bu ülke için canlarını feda ederken birçok vatan hayinleri hem savaştan kaçmış savaş sonrasıda adam yokluğunda adam sayılıp devletin yönetim kademelerine getirilmiş. Bu güçlükler ile uğraşırken II. dünya savaşı patlak vermiş ve savaşa girmememize rağmen önemli ölçüde ekonomik zarara uğradık. II. dünya savaşı sonrası Kore ye gidip Kore'ye barışı gelmesinde önemli rol oynamışız ama şimdi ne II. dünya savaşında yerle bir olan Almanya ve Japonya ile nede gidip bağımsızlığını sağladığımız Güney Kore ile rekabet edebilecek bir ekonomik durumumuz var.
Bu durumun sebeplerine bakmak ve geçmişten ders almak zorundayız. Aksi takdirde 20 sene sonra bizim evlatlarımız bu günkü Irak ya da Filistinli ler gibi belki de daha kötü durumda olacaklar. Çünkü şunu hiç kimse unutmamalı ki eğer bir gün bu topraklara düşman girerse ne sağcısına acır, ne solcusuna, ne ülkücüsüne nede İslamcısına. Onlar için biz Müslüman Türk milletiyiz.
Geçmişte yaşananlara bakmak gerekirse 1960–1980 arası ülkemizin kayıp olan yıllarıdır. Bu yıllarda dünya hızla kalkınıp refah seviyelerini yükseltirken biz sağ, sol çatışmaları, mezhep tartışmaları, darbeler ve krizler ile uğraşmışız. Bu yapılan yanlışlıkların faturası çok ağır oldu. Eğitim alamamış bir üniversite gençliği başta olmak üzere ölen insanlar, hapise girenler, sakat kalanlar ve daha birçok bedel ödendi. Peki, o denemde ölen insanlar niye öldü? Hepse girenler niye girdi? Şimdi kaç tanesi hatırlanıyor.

İşin içerisinde yabancı oyunu var. Ülkemizin kıymetini yabancılar çok iyi biliyorlar ve burayı ilerde ele geçirmek için kesenin ağzını açmış durumdalar. Eğer biz birliğimiz kaybeder tekrar 70 li yıllara dönersek bu kaostan hiçbir grup karlı çıkmaz. Aynı oyuna tekrar gelmiş oluruz. Ve faturasını hem biz hemde bizden sonraki nesil çok ağır öder.

Bu bilinç ile sağduyulu olarak hareket etmeli ve atacağımız her adımı ona göre atmalıyız. Unutmamak gerekirki ülkedeki herkes bu ülke için seve seve canını vermeye hazır. Eğer bir sorun varsa sorunu güç kullanarak değil yasal olarak hakkımızı arayarak bulmalıyız bu belki hem geç olacak bir yöntem ama bundan başkada başvurduğumuz her yol bize zarar. Eylemle netice alınabiliyor olsaydı 11 eylül öncesi alınabilecek bütün neticeler alınırdı. Unutmayınki üniversite eylemleri darbeci zihniyetin ekmeğine yağ sürmektedir.